Şahitlik Nedir? Sadece Bir İmza Mı, Yoksa Bir İnsanlık Testi Mi?
Şahitlik! Herkesin bir şekilde hayatına girmiş, bazen ciddiyetle bazen de komik bir şekilde karşısına çıkmış bir kavramdır. Hani hep duyarsınız ya; “Ya senin bu şahitliğin biraz garip oldu, ha!” diye. İster evliliklerde, ister mahkemelerde, isterse de en sıradan iş yerlerinde, şahitlik yapmak, aslında insanın karakterini test eden gizli bir sınav gibidir. Evet, şahitlik nedir diye soruyorsanız, bugüne kadar düşündüğünüzden daha fazlası olabilir. Hadi gelin, birlikte bakalım…
Şahitlik: ‘Hayatın Her Alanında’!
Şahitlik nedir? Sadece bir tanıklık mı, yoksa bizim gibi sıradan insanların da hayatında “aa bu da şahitlikmiş” diyeceği komik bir anı mı? Şahitlik, aslında tam olarak bu. Mesela birinin sana “Şahit olur musun?” dediğinde, nedense insanın aklına ilk gelen şey; “Eyvah, bir işim var” oluyor. “Benim de şahit olmamı mı istiyorsun, yahu bu nasıl bir sorumluluk?” diye düşünmeden edemiyorsunuz.
Bana sorarsanız, şahitlik, aslında insanın hayatına dair bir gösterge. Ama nasıl? Şimdi size evde en son şahitlik yaptığınızda ne hissettiniz, hatırlayın. Hadi, hatırlayamadınız mı? O zaman bir örnekle başlayalım. Geçenlerde bir arkadaşım, “Ya, Selim şu evrakları imzalar mısın?” dedi. O anki suratımı görebilseydiniz, bir an “ne oluyor?” diye düşünmüş olurdunuz. Ama sonra bir anda “Tamam, şahitlik yaparım” dedim ve hemen oraya imzamı attım. O kadar basitti ki, şahitlik yapmak. Şahitlik değil, sanki bir tabanca altında anlaşma gibi oldu. Ama sonra düşündüm: Gerçekten basit mi? Gerçekten?”
Şahitlik Nedir? Çekişmeli Bir İmza
Şahitlik, her zaman basit bir imza ile bitmiyor. Bazen, imzaların ardında hiç beklenmedik komik diyaloglar oluyor. Mesela, “Şahit olacağım” dedikten sonra, ne demişti? “Hangi konularda?” Şimdi burada bir kafa karışıklığı oluştu, çünkü biz şahitlik deyince, bir tarafı tutma gibi bir şey zannediyoruz. Ama öyle değil, değil mi? Şahitlik, objektif bir göz olabilmek meselesidir. Şimdi biraz düşünün; günlük hayatta, gerçekten bir olayın objektif şahitleri olabiliyor muyuz? Ve bunun ne kadar zor olduğunu fark ediyor musunuz? “Aa, evet, ne komik!” demiştiniz ya, işte orası çok ilginç. Herkes “işin içinde” çünkü.
Bir örnek daha vereyim: Geçen hafta bir kafede oturuyorduk. Arkadaşım Haluk, masadan düşen bir kahve bardağını bana gösterdi. “Bunun şahitliğini yapar mısın?” dedi. Tabii ki yaparım dedim ama o sırada iç sesim devreye girdi: “Şahit olmak ne demek, şimdi Haluk’u korumak mı gerekiyor? O masanın altına düştü, ama ben de aynı şekilde aynı yere mi düşsem?” Tabii ki orada şahitlik yaptım, ama tam olarak neyi savunduğumu anlayamadım. Çekişmeli şahitlik ne kadar komik değil mi?
Şahitlik Yaparken Kendi Kendine Sorular Sormak
Şahitlik yapmak, bazen bir sorgulama haline de gelebilir. Mesela, basit bir şahitlik durumu var diyelim; arkadaşın “Aynı konuda şahitlik yapar mısın?” diye sordu. Hemen içimden “Yok ya, buna ne gerek var?” diye geçirdim. Ama sonra aklıma şu soru geldi: “Peki, bir insanın şahitliği, başka birinin geleceğini nasıl etkileyebilir?” Cevap veremiyorum, çünkü şahitlik gerçekten bir insanlık testi. Kendi kendime soruyorum, “Doğru mu yapıyorum? Bu şahitlik, bir olayın yönünü değiştirir mi?” Kafamda o kadar çok soru oluyor ki, imzayı atmaya karar veriyorum.
Hadi itiraf edeyim, bazen şahitlik sorusuyla karşılaştığımda, biraz da “İyi bir şahit olmak” gibi garip düşüncelerim oluyor. Gerçekten, şahitlik sadece bir imza mı? Yoksa karar vericinin gözünden nasıl görünmek istediğimizi de etkiliyor mu? Ya da en basit haliyle, ne olursa olsun birine şahitlik yapmak için ekstra çaba sarf etmek gerekiyor mu?
Şahitlik Neden Bu Kadar Önemli?
Şahitlik her zaman ciddiye alınması gereken bir şeydir. Çünkü bir durum, bir olay, bir bağlam ya da daha önemli bir durum olduğunda, gerçekten etkili olabilir. O yüzden, şahitlik yaparken biraz daha dikkatli olmamız gerektiğini kabul etmeliyiz. Gerçekten de şahitlik nedir, biraz da bu sorunun cevabını vermek istiyorum. Şahitlik, toplumda ne kadar değerli olursa olsun, bazen kişinin kendi vicdanına hitap eder. Çünkü hiçbir şahitlik olayı, “imza atmak” ile bitmez. Şahitlik, bazen geçmişi, bazen de geleceği etkileyebilecek kararları barındırabilir.
Mesela, bir arkadaşınızla konuşurken, “Şu an şahit olmama gerek var mı?” diye düşünmeyin. Çünkü bazen öyle bir an gelir ki, şahitliğiniz, bir hayatı değiştirebilir. Bir imza, bir kararın başlangıcı olabilir. Hayat her zaman ne olacağını kestiremeyeceğimiz kadar karmaşık.
Sonuç: Şahitlik Sadece Bir İmza mı?
Şahitlik yapmak, aslında sadece bir imza atmanın çok ötesine geçebilen bir konu. Bir olayın şahitliği, bazen küçük bir şey gibi görünebilir, ama büyüdükçe, o şahitliğin ne kadar değerli olduğunu fark edersiniz. Yani, şahitlik dediğimiz şey, sadece bir belgeye atılan imza değil; bir insanın geleceğini, geçmişini ve hatta toplumunu etkileyebilecek kadar derin olabilir. Hadi şimdi, bir sonraki şahitlik fırsatınızı değerlendirmeye hazırlanın. Yine de unutmamanız gereken şey, şahitlik yaparken bazen ciddiyetin, bazen de mizahın devreye girmesidir. Yaşamak, bazen şahitlik yapmak kadar karmaşık, ama bir o kadar eğlenceli!